Bir koku çarptı beni

 

Bir koku çarptı bugün beni. Parkta yürüyordum. Aniden yanımdan geçti ve yok oldu. Nasıl hızlı koşuyordu. Ben değil ama zihnim ona yetişti sıkıca sarıldı kokladı. Özlemenin ne olduğunu hatırlattı. Epeydir kalbimin varlığından bile haberim yoktu. Sadece kan pompalıyordu işte. Ama o koku seninle sabaha kadar yürüdüğümüz geceye götürdü beni. Üşütmeyen ama ara sıra titreten bir yaz gecesiydi. Ben çok üşürdüm ama senin yanında üşümekten de azadeydim. Ben benlikten vaz mı geçiyordum bir an önce sana karışmak mı istiyordum bilmiyorum. Yokluğunu düşleyemezken hayatım oldu. Ondan belki artık ne hayallere ne düşlere ne de insan denen canlıya güveniyorum. Kedilerim ve ben mutluyum. Bazen onlarla ilgilenecek halim bile olmuyor. Zaten eve de almıyorum bahçeden balkonuma geliyorlar. Hiç konuşmuyoruz. Bazen seviyorum. Onlarla benziyor ve birbirimizi anlıyoruz. Canımız istemedikçe hiçbir şey yapmıyoruz. Yürüyüş boyunca düşündüm seni. Bin yıl olmuş haberin bile gelmeyeli. Kokun davetti bana ama o bile fırtına gibi geçti. Hayat da öyle geçmiyor mu? Ya sen bunca yıl hiç hatırladın mı beni? Bunu hiçbir zaman öğrenemeyeceğim ve artık bir önemi yok. Bahçeye girdim kapımı kapattım. Sen dışarda kaldın. Yine de insan bir gün bir yerlerde çok sevildiğini ya da en azından sevildiğini bilmek istiyor. Annem olsa burun kıvırır bu söylediğime ve başın göğe mi erecek derdi. Ve hemen eklerdi hele de onu, beni istemeyeni ben hiç istemem. Sen baban tarafa çektin kesin, hala onu sayıklıyorsun.

Ne sayıklıyor ne yerimde sayıyorum. Geçti gitti ömrüm ben ona yanıyorum.

28/08/2025

  • Bu yazı

    ın kitap yazma ayı çalışmaları içinden “Bir kokuya çarptım bugün” tetik cümlesinden hareketle yazılmıştır.

No comments:

Post a Comment

Bir koku çarptı beni

  Bir koku çarptı bugün beni. Parkta yürüyordum. Aniden yanımdan geçti ve yok oldu. Nasıl hızlı koşuyordu. Ben değil ama zihnim ona yetişti ...