Aşk Çantadır

 


Aşk çantadır. İçine ne koyarsan onu taşırsın, ama ağırlığı her zaman sürprizdir. Bazen bir tüy kadar hafif, bazen bir taş kadar ağır; kimi zaman omzunda bir türkü, kimi zaman sırtında bir yük. 

Aşk, tıpkı bir çanta gibi, seninle gider, sen nereye gidersen.

Bu çanta, ilk alındığında pırıl pırıldır; göz alıcı, umut dolu. İçine hayalleri, vaatleri, gülüşleri doldurursun. Ama zamanla her çanta gibi fermuarı zorlanır, dikişleri aşınır. 

Aşk da öyle; ne kadar özenle taşısan da, yıpranır. Yine de o yıpranmışlık, çantanın hikâyesidir; her leke, her çizik, bir anının izi.

 Aşk çantadır, çünkü bazen boşaltsan da bir şeylerin kaldığını fark edersin. Bir not, bir koku, bir eski fotoğraf; unutulmuş sandığın, ama hâlâ orada olan. 

Ve bazen, tıpkı çantayı karıştırırken bulduğun beklenmedik bir hazine gibi, aşk da seni şaşırtır; unuttuğun bir duyguyu yeniden avucuna bırakır.

 Ama dikkat et, aşk çantadır; fazla doldurursan taşar, dağılır. Az doldurursan eksik kalır. 

Ne çok ağır, ne çok hafif; tam kararında taşımak gerekir. Çünkü aşk, çanta gibi, seninle yol alır; ne kadar uzun, ne kadar kısa, sadece sen bilirsin.

Ve bazı çantalardan da insanlardan da kolay vazgeçemezsin. 

Aşksız ve çantasız kalma(yalım). 

No comments:

Post a Comment

Bir koku çarptı beni

  Bir koku çarptı bugün beni. Parkta yürüyordum. Aniden yanımdan geçti ve yok oldu. Nasıl hızlı koşuyordu. Ben değil ama zihnim ona yetişti ...